Rakı ile Balık Uyumlu Mu?

Balık ile rakı mı şarap mı? Yıllardır düzenli olarak bu soruyu kendime sorarım . Hatta cevaplaması öyle zor ki emin olmak için yapmadığım kalmamış, balık sofrasına oturduğumda her ikisini de deneme fırsatı yaratmışımdır kendime. Peki yıllardır rakı ile balık yapılırken, neden bu soruyu sorup var olan akışımızı bozuyoruz ? Gelin biraz konunun derinliklerine inelim sizinle.

Bu konuyu detaylandırmak için biraz yemek içki uyumuna bakmamız, ne aradığımızı tekrar hatırlatmamız lazım. Nasıl ki iyi bir ilişkide aranan en doğal unsur ilişkiyi yaşayan bireylerin tam bir denge içinde var olup hayatlarını sürdürmesi ise, gastronomide de ulaşılmak istenen o güzel köy "denge" dir.

Peki denge derken neyi kastediyoruz. Denge literatürdeki tanımı ile bir lezzet öğesine karşı duran başka bir lezzet öğesinin birlikte daha ahenkli bir hal almasıdır. Örneğin, yağlı bir işkembeye asit unsuru olarak sirkenin eklenmesi işkembeyi daha dengeli, içilebilir ve renkli bir hale getirir. Evlerde annelerimizin yaptığı ayşekadın fasulyesine de bir tane kesme şekeri eklemek bu kadar zeytinyağını kaldırmak için yapılmış olması muhtemeldir.

İşte bu noktada ister farkında olarak ister olmayarak arayış sağlıklı bir damak için dengedir. 

Üç tarafı denizlerle çevrili bu güzel ülkenin oldukça güçlü bir besin kaynağı olan balık , gerçek yerini bulamamış olsa da coğrafi koşulların getirdiği çeşitlilik ile oldukça önemli bir yere sahip olduğu söylenebilir. Her mevsimin bir balığı, kıyılardan gezmeye başlayınca her bölgenin hiç duymadığınız bir yerel balığı olduğunu görürsünüz.

Rakı-balık söylemesi çok keyifli olsa da lezzet ve uyum açısından kendinden bekleneni veremeyebilir. Balık ızgara olsun, tava olsun aynı denizdeki ruhu gibi beklemeyi sevmemektedir. Siz hiç dolaba atıp sonra keyifle yediğiniz bir deniz balığına denk geldiniz mi? Sorunun cevabı basittir, ızgara balıktaki lezzet balığın kendi yağından gelirken, balık rakının uzun uzun içilmesini beklemekte zorlanır. Diyelim bekledik, rakının baskın anason aroması karşısında oldukça aromatik bir lezzet bekler dengeye ulaşmak için, işte bu noktada zarif bir sarıkanat ya da lüfer bunu karşılayamamaktadır. 

Peki balığın karşısına şarap koyarsak ne olur? Güzel bir deniz balığı yiyorsak karşısına koyacağımız Sauvignon Blanc sahip olduğu limon karakteri ve asidi ile denizden gelen bu tuzlu ve yağlı lezzete çok iyi karışır. Yada bu toprakların yerel üzümlerinden çok sevdiğim bir Emir beyaz şarabını koyduğumuzda, emirden gelen mineral hissi balığın tuzlu sudan taşıdıkları ile uyumlanacaktır.

Sakın ben şaraba çok düşkünüm ve onu koruyorum sanmayın. İnanın her hafta bir rakı içiyor ama bunu meze ile yapıyorum. İşte bu noktada rakının çok iyi bir meze eşlikçisi olduğunu söylemeliyim. Mevsim meyve ve sebzelerinin, farklı yöntemlerle pişirilerek, baharatlarla lezzetlendirilmesi sayesinde ortaya çıkan o kadar güzel mezelerimiz var ki, eğer rakı içeceksem yanında balık değil meze arıyorum. Deniz mahsüllü mezeleri de tabiki buna katıyorum. En sevdiklerimden iyi bir kırmızı soğanlı lakerda, limonda marine edilmiş hardal dokunuşlu levrek marin, isli uskumru'nun rakı ile çok iyi gittiğini düşünüyorum.

Diğer deniz mahsüllerinden ahtapot salatası, ahtapot ızgara, midye tava yada midye dolma gibi şeyler düşününce hala tam karşılığını rakıdan yana seçemiyorum. Midye tava ve dolmanın buz gibi birayla muhteşem gittiğini düşünürken, ahtapot'un her türlüsünün de güçlü bir rose'de kendini bulabileceğine inanıyorum.

Bu yazıma başlarken tam da Ayvalık'taydım. Aklımdan rakı-balık-ayvalık diye bir cümle geçiyor sonra kendime yapma dur diyorum. Bence balık şaraba ait, nasılsa her tercih hayatta bir vazgeçiş, son kararı siz yeme içme meraklılarına bırakıyorum.

Deneyimlerinizi ve yazıyla ilgili yorumlarınızı Instagram hesabım üzerinden benimle paylaşırsanız mutlu olurum.

Yeni bir makalede görüşmek üzere sevgili yeme içme sever!

YORUMLAR

  • Bu yazı için henüz yorum yapılmadı.

YORUM YAZ

Yorum yazabilmek ve puanlama yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.